Tatlı bir esinti esti yüzüme
Gözlerimi açtım
Daha şafak sökmemişti!
Bir ezan sesi duydum,
Sonra bir başkası ve başkası...
Oturdum bir süre huzur aradım yükselen seslerde
Bitince dünya daha bir güzeldi gözüme
Mutluydum bugün için hayattan umutluydum...
Zaman geçti biraz aradan
Aklımda sevgilinin gözleri ve giderkenki sözleri
Neydi doğru olan zahirinin sevgisimi yoksa Ebedi'nin mi?
Ya da neydi yanlış olan bir gün bitmesi gereken mi?
Yoksa sonsuza kadar süren mi?
Düşündüm biraz sonra bir ses duydum sanki
Sanki yüzüme çarpan rüzgar bir şeyler anlatıyordu
Sev diyordu dünyada yakışanı, hakedeni sev
Ama önce Hakk'ı sev...
Ses sonra zayıfladı ve belki de son yakaladığı rüzgarın gücüyle:
''Sadece hakedeni sev'' diyebildi!
Günüm böyle başlamıştı gerçek sevgiliyle uyanmıştım,
Ve artık gerçekten sevileni aramaktaydım
Sevgi çok uzakta değildi aslında, ya dikkatli bakmak lazımdı
Ya da sadece ve sadece gözleri açmak!
Sonra Hakk'ın yanında gerçek sevgiye varmak
Belki de Hakk'ı ararken yola serpilenlerle idare etmek
Sadece serpilenlerin kıymeti bilsek de yeter bize ama neyse
Hakk'ı ararken hakikaten sevmek,
Severken de hakedeni bulabilmek...
